• Dosya Başvuruları Başladı Başvur
  • Detaylı Bilgi İçin : 0539 522 09 70 İletişim
All Categories
Cart 0
No products in the cart.

Yazar Okşan Özpelit ile bir pazar sohbeti gerçekleştirdik.

 

whatsapp-image-2025-07-06-at-124856-1.jpeg

Bugün Pazar Sohbetinde  konuğumuz Yazar Okşan Özpelit’ti. Yazar ile yazarlık serüveni ve “Tozlu Yıllar” ile “Hatıran Yeter” isimli kitaplarını konuştuk.

 

Merhaba Okşan Hocam. Öncelikle kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba 1980 doğumluyum, Tokat Niksarlıyım. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul’a yerleştim. Matbaada ve tekstilde işçi olarak çalıştım. 2001 yılında kriz döneminde iş bulamadığım için 4 ay hurdacılık yaptım. Tekstil atölyesinde patronumun desteğiyle eğitim hayatıma devam ettim. 5 yıl sonra holdingde müşteri temsilcisi ve daha sonra müdür yardımcısı oldum. İlerleyen zamanlarda kendi şirketimi kurdum ve halen devam etmekteyim.

 

Yazarlık serüveniniz nasıl başladı?

13 yaşından itibaren aralıksız kitap okurum. Küçükken para biriktirip kitap alırdım kendime. Okuduğum kitaplarımı kimseye vermeye kıyamadım, hepsi kütüphanemde durur. 8000. kitabı okuduğum gün, kitap yazacağım diye hayal kurmuştum. Tüm cesaretimi toplayıp  yazmaya başladım. 

İki kitabınız da MCK Yayınları’ndan çıktı. Öncelikle ilk kitabınız “Tozlu Yıllar”ı konuşalım. 3. Baskısını yaptı. Okuyucu tarafından kabul gören bir eser oldu. Bu eserinizin fikri nasıl doğdu? İsmine ve yazılmasına nasıl karar verdiniz? Kitabınızın yazma sürecinden bahseder misiniz?

MCK Yayınları ve Mustafa Cankurt’a teşekkür ederek başlamak istiyorum. Her şeyden önce ilgililer ve hızlı bir şekilde hizmet veriyorlar. Yıllarca herkese karşı susmuş biri olarak çocukluğumdan bu yana yaşadığım hayatı yazmak istedi. Aslında bu bir hikayeden çok, içimde biriktirdiğim sessiz çığlığı duyurmaktı. Geçmişe dönük olduğu için kitabın ismini Tozlu Yıllar  koymaya karar verdim. 

 

Okuyucunun bu kitaptan almasını istediğiniz mesaj nedir? 

Bu kitap sadece bir roman değil aslında. Herkesin kalbinde ince bir sızı bıraktığını biliyorum. Okuyucuya bu kitapta,  en başta hayatlarını kimsenin isteklerine göre şekillendirmemeleri, asla pes etmemeleri ve kimseden bir şey beklemeden elindekilere şükretmeleri mesajını verdim.

 

Yazarken en zorlandığınız bölüm hangisiydi? Sizi zorlayan veya duygusal olarak etkileyen bölümü soruyorum.

Aslına bakarsanız kitabın baştan sonuna kadar yazdığım her bölümde zorlandım. Çünkü yazarken her şeyi yeniden yaşadım ama Final bölümünü ağlayarak yazdım. 

 

Bu kitap hayatınızın hangi döneminde yazıldı? Kişisel hayatınızla eserin yazımı arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?

Kişisel hayatımla kitabımın arasında kurduğum tek bağ, kalabalık bir çevrem olsa da kendi içimde yine tek başımayım, yine insanlardan uzak duruyorum. 

 

Bu kitabın cümlelerinden birini hep hatırlayacak olsanız bu hangi cümle olurdu? Sizin için özel anlamı olan bir alıntı var mı eserde? 

Kitapta Babaannemin sıkça kullandığı “Dul kadının eteği yamalı olur.” sözünü kitabımda kullandım. Yani “Tek başına yaşıyorsun. en ufak hatanda kötü görürler seni, düşkünlüğünü belli etme. Maddi manevi derdini kimseye belli etme, insanlar kullanır bunu.” anlamına gelen bir söz. 

 

Okuyuculardan gelen ilk tepkiler nasıl? Bu tepkiler arasında sizi en çok etkileyen hangisiydi?

Okuyucular yüzde yüz kitabın konusunu, hikayesini anlatma şeklini beğendi. Okuyucuların çoğu geçmişte benzer olayları, benzer hisleri yaşadığını ve çok duygulandıklarını söylediler. Beni en çok etkileyen tepkilerden bir tanesini size anlatayım: Bir okuyucum kendi düğününe iki gün kala nişanlısını bir trafik kazasında kaybetmiş. Kitabı bitirdiğinde kitaba sarılıp ağlamış ve o gece kitapla uyumuş. 

 

Yayımlanan bu eseriniz, siz de nasıl bir değişikliğe sebep oldu? 

Daha çok hüzünlenmeme sebep oldu. Nedeni ise unuttuğum bir çok şeyi yeniden hissediyorum ve çoğu şeyi sorguluyorum.

 

 

Dilerseniz şimdide ikinci kitabınız “Hatıran Yeter”i konuşalım. Bu eserin fikri ve ismi nasıl doğdu? Yazım sürecinden bahsedebilir misiniz?

Tozlu Yıllar okuyucusunun büyük bir bölümü kitabın devamını yazmamı çok istediler. Benim cevabım net oldu: “Tozlu yıllar herkeste iz bıraktı, kesinlikle yazmayı düşünmüyorum.”oldu.  Hatıran Yeter kitabını yazmak hiç aklımda yokken, köpeğimin ölmesi bu eseri yazmama sebep oldu. 28 günde ağlayarak yazdığım bu kitap adı gibi anılarla dolu. En önemlisi Köpük’ün anısına bir eser bırakmış olmamdı. 

 

Hatıran Yeter’i yazarken Sizi zorlayan veya duygusal olarak etkileyen bölüm hangisiydi? Okuyucuya bu kitabınızda hangi mesajı verdiniz.

Okuyucuya bu kitapta vermek istediğim mesaj şudur: “Bir insan kendini bilirse, haddini bilirse ve kimseden bir beklenti içerisine girmeden ölçülü yaşarsa, huzurlu ve mutlu olacaktır. Bir arkadaşın, dostun her zaman insan olmaz, bir hayvan da dostun olabilir. İnsanlar bir hayvanı sahiplenip onunla yaşarsa, yaşamanın mutluluğunu göreceklerdir.”

 

Bu eseriniz daha yeni… Bir ay gibi kısa bir süre oldu. Okuyuculardan tepkiler nasıl?

Tozlu yılların devamı olduğu için okuyucu kitlesi daha hızlı ve güzel oldu. 

 

Sizi yazmaya motive eden şey nedir?

Çok duygusal ya da çok sinirli olduğum zaman daha çok motive oluyorum.

 

Yazma rutinlerinizden bahsedebilir misiniz? Kaç saat yazarsınız? Yazarken belli kurallarınız var mı?

 

Genelde akşamları yazarım ve ortalama dört saat yazıyorum. Yazarken birinci kuralım telefonum asla çalmayacak, o yüzden geceleri yazıyorum.

 

Eserinizin basım ve yayım sürecindeki deneyimlerinizden bahsedebilir misiniz? Yayınevi süreci nasıl geçti?

Kitabı bitirdiğim zaman MCK Yayınları ve Mustafa Cankurt’a söylediğimde yoğunluktan dolayı basım sürecinin gecikebileceğini söylemişti. Ben ise hemen basılmasını istiyordum, özel bir nedenim vardı. MCK Yayınları her şeye rağmen kitabımı çok kısa sürede hazırladı. MCK Yayınları ailesine çok teşekkür ederim.

 

Yazarlık yolculuğunuzda sizi etkileyen yazar veya yazarlar var mı? Bunlar kimlerdir?

Ben her ne kadar yaşanmış gerçek bir hayat hikayesi iki tane roman yazmış olsam da ağırlıkta okuduğum kitaplar polisiyedir ve en çok sevdiğim, etkilendiğim yazar ise Tess Gerritsen’dir.

 

 

 

Ülkemizde okuma alışkanlığı nasıl kazandırılabilir? Sizce okullar bunun için yeterli mi?

Ülkemizde maalesef okuma alışkınlığı yok. Kitapların sessizliği sosyal medyanın içinde kayboluyor. Okullar asla yeterli değil. Belediyelerin ya da yayınevlerinin her ilçede insanları kitap okumaya çekecek aktiviteler düzenlemesi gerekli. 

 

Okuduğunuz en iyi üç kitap hangileridir? 

Emine Özgenç’in  Eylül 12’den Vurdu.

Nadia Murad’ın Son Kız.

Tess Gerritsen’in Cerrah.

 

Bir sonraki kitap projeniz nedir? Mahsuru yoksa bahsedebilir misiniz?

Polisiye-gerilim romanı yazmak istiyorum. Aslında yarı bitmiş sayılır ama bazı konularda kararsızım, biterse hep beraber göreceğiz.

 

Kitap yazma hazırlığında olan yazarlara neler önerirsiniz?  Yazma sürecinde ve öncesinde nelere dikkat etmeliler?

En başta kesinlikle cesaretli olsunlar ve kararlarından vazgeçmesinler. Yazma sürecinde konuları değiştirmeden kimseden fikir almadan yazsınlar. Ve en önemlisi eserinizi hazırlayacak olan yayınevini çok iyi araştırsınlar. 

 

Okurlara son cümle olarak ne söylemek istersiniz?

Kitaptan elde edilen gelirin yarısı ile öğrenci ve sokak hayvanlarına destek olunuyor. Evinizde olmasa bile sokağınızda sevdiğiniz, koruduğunuz beslediğiniz bir kediniz, köpeğiniz olsun. Tozlu Yıllar ve Hatıran Yeter kitaplarını okumak isteyip de alma imkanı olmayan herkes bana ulaşsın. Hediyem olsun. Okuyucuların hepsine sevgi ve selamlarımı iletiyorum.

 

       Çok teşekkür ederiz.

      Ben teşekkür ederim.


icon

Sign up to Newsletter

...and receive $25 coupon for first shopping.